İş hukukunda zorunlu arabuluculuk: dava açmadan önce ne yapılır?
İşçi ve işveren arasındaki alacak, tazminat ve işe iade uyuşmazlıklarında arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Kural 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 3. maddesindedir.
Hangi davalardan önce zorunlu?
Kanuna, bireysel iş sözleşmesine veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi ya da işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (m.3/1). Bu alacak ve tazminatlarla ilgili itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları da aynı kurala tabidir.
İş kazası veya meslek hastalığından doğan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarında bu şart aranmaz (m.3/3).
Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığı anlaşılırsa dava, başka bir işlem yapılmadan usulden reddedilir (m.3/2).
Başvuru nereye yapılır?
Başvuru, karşı tarafın yerleşim yerindeki veya işin yapıldığı yerdeki arabuluculuk bürosuna yapılır. Büro kurulmamış yerlerde görevlendirilen yazı işleri müdürlüğüne başvurulur (m.3/5).
Arabulucuyu listeden büro belirler. Taraflar listedeki bir arabulucu üzerinde anlaşırsa o arabulucu görevlendirilir (m.3/6).
Süreç
- Davet
- Arabulucu tarafları görevlendirme konusunda bilgilendirir ve ilk toplantıya davet eder (m.3/8).
- Süre
- Arabulucu başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırır. Zorunlu hâllerde bu süre en fazla bir hafta uzatılabilir (m.3/10).
- Katılım
- Taraflar görüşmelere bizzat, kanuni temsilcileri veya avukatları aracılığıyla katılabilir. İşverenin yazılı belgeyle yetkilendirdiği çalışanı da işvereni temsil edebilir (m.3/18).
- Gizlilik
- Arabulucu, taraflar ve görüşmelere katılanlar, aksi kararlaştırılmadıkça süreçte edinilen bilgi ve belgeleri gizli tutar. Görüşmelerde ileri sürülen teklifler ve kabuller sonradan açılan davada delil olarak ileri sürülemez (6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, m.4 ve m.5).
Toplantıya katılmamanın sonucu
Taraflardan biri geçerli bir mazereti olmadan ilk toplantıya katılmaz ve arabuluculuk bu nedenle sona ererse, bu durum son tutanağa yazılır. Katılmayan taraf, davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur; lehine vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir. İki taraf da katılmazsa, sonradan açılan davada yargılama giderleri tarafların kendi üzerinde kalır (m.3/12).
Anlaşma olursa
Anlaşmanın kapsamını taraflar belirler; anlaşma belgesini taraflar ve arabulucu imzalar. Tarafların, avukatlarının ve arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi aranmadan ilam niteliğinde belge sayılır. Üzerinde anlaşılan konularda taraflar dava açamaz (6325, m.18).
Anlaşma olmazsa
Arabulucu son tutanağı düzenler (m.3/11). Davacı, anlaşmaya varılamadığını gösteren son tutanağın aslını veya arabulucunun onayladığı örneğini dava dilekçesine ekler. Eklemezse mahkeme tutanağın sunulması için bir haftalık kesin süre verir; süre içinde sunulmazsa dava usulden reddedilir (m.3/2).
Süreler ve ücret
Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur, hak düşürücü süre işlemez (m.3/17).
İşe iade taleplerinde süreler ayrıca düzenlenmiştir: arabulucuya fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde başvurulur; anlaşma olmazsa son tutanaktan itibaren iki hafta içinde dava açılır (4857 sayılı İş Kanunu, m.20).
Taraflara ulaşılamazsa, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamazsa veya iki saatten az süren görüşmede anlaşma çıkmazsa, arabulucunun iki saatlik ücreti Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. Anlaşma hâlinde ücreti, aksi kararlaştırılmadıkça taraflar eşit olarak karşılar (m.3/13 ve m.3/14). Tutarlar Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi’ne göre belirlenir; burada yazılmamıştır.